Kullanıcı Adı Parola
Parolamı Unuttum Üye Olun
balonlar
Gezegen
Bloglar
Tekir kullanıcısı
Tekir Proje Yöneticisi
15 Ocak 2009
Hakan Uygun

Tekir Ticari Otomasyon ile ilgili bir süredir sesiz sedasız ama yoğun bir çalışma içerisindeydik ve sonunda 1.5 sürümünü yayınladık.

Bu sürüm ile bilikte bir çok değişiklik ve yenilik geliyor. Bunların başında www.tekir.com.tr adresinin yeni yüzü ve uygulaması var. Yeni uygulama ve özellikleri ile birlikte, topluluk ilişkilerinin daha iyi yürütülebilmesini sağlamak hedefindeyiz.

Tekir’i denemek, kullanmadan önce kapsamını görmek isteyenler için kurulum gerektirmeyen fakat diledikleri gibi çalışabilecekleri bir ortam sağlamak amacıyla Tekir Çalışan CD hazırladık. Bu CD sayesinde, sistemlerinize hiç bir şey kurmaya gerek kalmadan Tekir’i deneyebileceksiniz.

Tabii ki en önemli değişiklikler Tekir’in kendisinde. Öncelikle Tekir’in lisansında yapılan bir değişiklikten bahsedelim. Tekir’in önceki sürümleri AGPL ile yayınlanıyorlardı. Tekir 1.5 sürümü ile birlikte artık LGPL 3.0 ile yayınlanmaya başladı. Böylece Tekir’in iş platformu olma yolunda önemli bir adım attığımızı düşünüyoruz.

Tekir’in becerilerinin geliştirilmesine de devam ediyoruz. Banka Modülü, Çek- Senet Modülü, Sipariş Modülü, Merkez Bankası kurlarının otomatik çekimi gibi hemen sayabileceğimiz yeniliklerimiz var.

Bu sürümde henüz yeterli olgunluğa gelmediği için yayınlanmamış fakat kısa süre içerisinde yayınlamayı umduğumuz bir dolu başka özellik ve yetenek de yolda…

Bizi izlemeye devam edin :)

23 Haziran 2008
Hakan Uygun

Tekir Ödül

LKD Yılın Pengueni Ödülleri, En Başarılı Özgür Yazılım Temelli Uygulama Projesi ödülü Tekir‘e verildi.

Mutluyuz, gururluyuz…

12 Mart 2008
Hakan Uygun

Uygun Teknoloji, Java EE teknolojileri ile geliştirmekte olduğu özgür yazılım ürünlerinde birlikte çalışacak takım arkadaşları arıyor.

İlgilenenlerin CV’lerini bilgi [at] uygunteknoloji.com adresine göndermeleri rica olunur…

3 Şubat 2008
Hakan Uygun

PC Magazine

Tekir Ticari Otomasyon 1.1, PC Magazine dergisi Şubat sayısı ile birlikte yayınlandı.

Emeği geçen, katkı sağlayan herkese, özellikle de dergi içindeki tanıtım yazısını yazan Akın’a çok teşekkür ederiz.

AGPL ile yayınlanan Tekir için daha fazla bilgi ve kaynak kodları için www.tekir.com.tr adresine bakabilirsiniz.

11 Ocak 2008
Hakan Uygun

Bir süredir kendilerinden haberdardım ama alıcı gözle inceleyip, biraz kurcalamaya bir türlü vakit ayıramamıştım. Bugünlerde, Tekir nedeniyle, ortalama internet kullanıcısının, yerel ağ ( hatta yerel makine ) üzerine kurulu web uygulamaları ile internet üzerinden çalışan uygulamaları ayırt edemeyip karıştırdığını, aslında bunda da son derece haklı olduklarını, fark etmem ile birlikte; belki de Prism‘in buna çözüm olabileceğini düşünerek bir göz atmaya karar verdim.

Prism

Bir yandan baktığınızda çok özel bir uygulama değil ( Firefox’un biraz kırpılmışı :) ) fakat hedeflediği şey açısından başarılı olmaya aday. Neler mi sağlıyor :

  1. Web uygulamalarının masaüstü uygulamaları gibi rahat erişilebilir hale getirmek,
  2. masaüstü, menü ve sistem çekmecelerine yerleştirmek,
  3. klasik tarayıcının menü ve araç çubuklarını kaldırıp, uygulamayı merkeze almak
  4. harici bütün bağları ise uygulama dışında gerçek tarayıcı ile açmak

Bütün bu özellikler, kullanıcının hangi uygulama ile çalıştığını karıştırmamasını ve kendini daha rahat hissetmesini sağlayabilir diye düşünüyorum.

Dezavantajları da var tabii ki. Öncelikle yeni bir uygulama kurmak durumundasınız ki bu en önemlisi. Eğer uygulamanız belirli bir alan adında çalışmıyor ise kullanıcıya hazır uygulama kısa yolları vermek de ayrı bir sorun olarak duruyor.

Tabii uygulamanın henüz 0.8 sürümünde olduğu düşünülürse yeni özellikler ile uygulama daha da kullanışlı hale gelebilir ama aynı zamanda da gerçek hayatta kullanmak için bir müddet daha beklemek gerekecek :)

1 Ocak 2008
Hakan Uygun

Uygun Teknoloji olarak son bir yıldır üzerinde çalıştığımız iki temel özgür yazılım projesinden biri olan Tekir Ticari Otomasyon sonunda karşınızda: PCnet Dergisi Ocak 2008 sayısı ile birlikte Windows ve Linux için kurulum paketleri yayınlandı.

Kaynak kodları ve diğer bilgileri www.tekir.com.tr adresinde bulabilirsiniz.

Tekir Ticari Otomasyon

Özgür yazılımın temel sloganlarından olan “Çabuk yayınla, sık yayınla!” ilkesi ile hareket ederek, bir ticari otomasyon uygulamasının temel fonksiyonları ile karşınızdayız. Bundan sonrasını hep birlikte getireceğiz. Sıkça özellik ekleyecek ve olası hataları en kısa sürede çözüp yayınlayacağız. Bir gözünüz daima bizde olsun.

Bu güne kadar bizden yardım ve desteklerini esirgemeyen, başta Ayten, Ali, Akın, Ahmet ve Artistanbul olmak üzere, herkese çok teşekkür ederiz. Umarım bundan sonra daha da büyüyerek devam edeceğiz.

Hep birlikte daha iyiye…

25 Aralık 2007
Hakan Uygun

Bir çok kişinin tahmin ettiği üzere Tekir ve Sarman birer özgür yazılım. Uygun Teknoloji olarak son bir yıldır üzerinde çalıştığımız iki uygulama.

Öncelikle sizlere Sarman’dan bahsetmek istiyorum.

Sarman CRM

Sarman bir CRM ( Müşteri İlişkileri Yönetimi ) uygulaması. Piyasada zaten bir dolu rakibi varken, üstelik onların çok başarılı bir kısmı, açık kaynak kodlu / özgür yazılımlar iken neden böyle bir uygulama geliştirmeye kalktık?

Bir müşterimizin talebi üzerine kendileri için uygun bir CRM yazılımı araştırmaya başlamıştık. Bir çok farklı alternatifi değerlendirip en sonunda müşterimizin taleplerini kapsayan bir ürün olmadığına karar verdik. Bu esnada aynı ürün grubunu ek geliştirme olanakları açısından da inceledik. Tahmin edebileceğiniz üzere bir kısmının lisansı buna uygun değildi :) Bir kısmının ise teknolojisi ve kaynak kod yapısı buna uygun değildi. En son noktada müşterimizin istediği değişiklikleri bir başka kod yapısı üzerine monte etmek için harcanacak olan emek ve zaman süresinde teknolojik olarak genişlemeye daha uygun bir uygulama geliştirmenin mümkün olduğuna karar verdik…

Sarman’ı iş alanında diğerlerinden farklı kılan tam da yukarıda sayılan ihtiyaçlar. Sarman’ın birincil hedefi Kampanya yönetimi oldu. Posta, çağrı merkezi, E-posta, SMS ve benzeri bir çok farklı türde aktivite gerçekleştirmek ve bu aktivitelerden toplanan verileri işlemek; farklı sistemlerle ile entegrasyona girmek ve bir CRM uygulamasının yapması gereken daha bir dolu işin basit ve hızlı yapılmasını olanaklı kılmak.
Sarman teknolojik alt yapısıyla da fark oluşturmakta. Tamamen özgür araç ve teknolojiler kullanılarak geliştirildi. İlgilenenler için kullandığımız anahtar teknolojiler Java, JBoss Seam, JSF, EJB3, JPA. Bunlar sayesinde kullanıcısına Sarman başka özgürlükler de sunmakta : Platformdan Bağımsız, Veri Tabanından Bağımsız, Uygulama Sunucudan Bağımsız, Tarayıcıdan Bağımsız.

Bu arada unutmadan belirtmeli Sarman ile elde ettiğiniz en önemli özgürlükleriniz GNU AGPL ile koruma altına alınmış durumda. Uygulama nereden indirilir, nasıl kurulur, nasıl kullanılır sorularının cevapları ise pek yakında gene burada :)

Sarman CRM

Tekir ve Sarman dedik ama sadece Sarman’dan bahsettik. Tekir artık bir sonraki yazıda diyelim. O zaman’a kadar isterseniz Ali Işıngör’ün şu yazısına bir göz atabilirsiniz…

24 Aralık 2007
Ali Işıngör

Ben ekosistemin zeki, zengin ve birbiriyle didişmeyenini severim!

İngilizce Wikipedia’daki Ekosistem maddesinin ilk alt başlığı olan “Ecosystem Dynamics” şöyle bir alıntıyla başlar:

“Introduction of new elements, whether biotic or abiotic, into an ecosystem tend to have a disruptive effect. In some cases, this can lead to ecological collapse or “trophic cascading” and the death of many species belonging to the ecosystem in question.”

Özetle söylemek gerekirse, madde şunu söyler: “Ölü ya da canlı, herhangi bir var oluş döngüsüne (ekosistemi sanırım böyle çevirmek en doğrusu) dışarıdan müdahil olan tüm bileşenler, var olan düzen üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olma eğilimi taşır. Bazı durumlarda bu etki, bir doğal yıkıma ya da söz konusu ekosistem içinde yaşayan pek çok türün birbiri ardına ölümüne dahi yol açabilir.”

Madem biyolojiden alınmış bir terimi, ekosistemi konuşuyoruz, aynı yolda devam edelim.

“Ekosistem Dinamiği” adını taşıyan bu genel ilke, son derece deterministiktir. Sadece biyoloji için değil, pek çok alanda kullanabileceğimiz bir araç sağlar bize. Özetle şunu söyler bize doğa yasası: Bir varoluş döngüsüne/ekosisteme dışarıdan katılan her türlü yeni üye, varlığını güçlü bir şekilde devam ettirebilmek için eski yapı üzerinde dönüştürücü/yıkıcı hatta yok edici bir etkiye sahip olmalıdır! Bu etki, pek çok türün varlığını yok ederken; benzer nitelik ve çıkarlara sahip türlerin hâkimi olduğu bir yeni ekosistemin doğmasına neden olacaktır.

Buna dair ilginç bir örnek, fi tarihinde Moleschino’da anlattığım eğlenceli öykü olabilir. Burada özetle, şunu anlatmıştım:

Moleschino’ya selam!

1940′ların sonuna doğru Borneo Adası’nda yaşayan Dayak kabilesi, sıtma salgınından muzdaripdir. Dünya Sağlık Örgütü, çözüm olarak Borneo ormanlarının üzerine DDT sıkmayı teklif eder! Amaç, ormandaki sinekleri yok ederek bu hastalıktan kurtulmaktır. Açıkçası, koşullar da buna uygundur. İkinci Dünya Savaşı henüz yeni bitmiştir ve bölgede İngiliz Hava Kuvvetleri’nin elinde artık işe yaramayan yüzlerce bombardıman uçağı ve askerlerini bitten korumak için üretilen on binlerce ton DDT kalmıştır.

Öneri, başlangıçta işe yaramışa benzemektedir… Borneo Adası’ndaki sıtma kökenli ölümler durmuştur. Öyle ki, 1948 yılında tıp alanındaki Nobel ödülü, DDT’nin böcekleri imhasında kullanılmasını öneren Paul Hermann Müller‘e verilir!

Bir süre sonra DDT’nin yan etkileri görülmeye başlar. DDT’den zehirlenerek ölen milyarlarca böcek kertenkeleler tarafından afiyetle yenir. Hayatlarında görmedikleri kadar böceği yemekten ağırlaşan kertenkelelerse sıçanlar için muhteşem bir ziyafet olur. Kertenkeleleri yedikçe semiren, semirdikçe de üremesi hızlanan sıçanlar bir süre sonra tüm adayı istila eder! Artık ortalıkta yiyecek böcek kalmadığı için en kolay hedef olan ekinleri talan eden sıçanlar, yerlileri açlığın ve tifo gibi sayısız bulaşıcı hastalığın şefkatli kollarına itmiştir…

Tek bulunan çözüm, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin bugün hatırlamak bile istemeyeceği türden bir “hava indirme harekâtı”dır. “Operation Cat Drop” adı verilen bu harekât ile Borneo ormanlarına 14.000 kedi paraşütle atılır! Normandiya Çıkarması’na katılan İngiliz paraşütçüsü sayısı 8.000 kişiden biraz fazlaydı, “Operation Cat Drop”ta ise kırmızı paraşütlerle adanın üzerine bırakılan 14.000 kedi, Borneo’yu özgürlüğüne kavuşturacaktı…

(..)

Şimdi asıl soruya gelelim: Linux ve özgür yazılım bileşenlerinin “kırmızı paraşütlü kedi etkisi” yaratma gücü var mı, yok mu?

Bu sorunun cevabı, Linux’un Türkiye’de bir geleceğinin olup olmamasıyla doğrudan ilintili. Çünkü ancak bu tür bir dönüştürücü/yıkıcı hatta belki de yok edici bir etkiyle, o üzerine çok konuşulan “Linux Ekosistemi” oluşabilir. Kimsenin pembe hayaller görmesine gerek yok, içinde bulunduğumuz doğa yasasının gerçeği bu!

Evet hepimiz biliyoruz, Linux ve özgür yazılım ürünleri güvenilirdir, koda müdahale hakkı sağlar, ölçeklenebilirdir, sistem kaynaklarını koklayarak kullanır… İyi ama tüm bu özellikler zaten yıllardır vardı! O halde neden Linux’un dünyada ve Türkiye’de beklenen çıkışı yıllardır gerçekleşmiyor?

Ben açıkçası bunun cevabının mevcut dağıtımların günah ve sevaplarından çok, Linux üzerinde çalışacak ve kullanıcısına “katma değer” sağlayacak ticari yazılım bileşenlerinin henüz Linux ortamına inmemesinde aranması gerektiğine inanıyorum. Ortada Ubuntu, Suse, Pardus gibi ilk çıkış iddialarını büyük ölçüde gerçekleştiren ve kullanıcısına “tasarruf” sağlayan pek çok başarılı dağıtım var. Asıl eksiklik, KOBİ’lerin iş süreçlerinde kullanacağı ticari yazılımların “özgür ve lisans ücretsiz” karşılıklarında… İşin bu tarafında, özellikle de Türkiye’de (dünyada bu tablo hızla değişiyor), yıllardır satmakta oldukları ticari paketleri özgür ve ücretsiz sunmaya cesaret edecek “babayiğitler” henüz ortada görünmüyor. Bu yüzden de keyifsiz ve bir diğerinin pastasından dilim kapmaya odaklı, eskilerin deyimiyle “tırnakçı” bir IT pazarı içinde yıllardır debeleniyor yerli oyuncular…

Evet, özellikle ücretsiz diyorum, çünkü GPL’in ve Linux’un “kırmızı paraşütlü kedi” etkisi, lisans bedeli yüksek ve piyasada kendine yer edinmiş ticari uygulamaların özgür ve lisans ücretsiz muadillerinin pazara inmesiyle yaşanacak. Burada hemen bir ek yapayım, burada “vurgu” yazılımların lisans ücretsiz; ama kurulum, destek, eğitim ve ek modül yazımı gibi hizmet süreçlerininse, iş/çözüm ortaklarıyla birlikte elbette uygun “bedeli karşılığı” yapılmasınadır…

Düşünsenize, 5 kullanıcılı lisans için binlerce dolar talep eden “ismi lazım değil” firmamızın nic’olur hali, şöyle eli yüzü düzgün ve saçmalamayan “özgür ve ücretsiz” bir ticari otomasyon/genel muhasebe paketi yazılsa? Ya da otel otomasyonu yazılımı sektörüne bakalım. Yıllardır beş büyük oyuncunun aralarına kimseyi sokmadığı, kapalı devre büyüyen ve kâr marjının muhteşem olduğu bir pazardır. BugHotel gibi başarısız girişimleri saymazsak, burada da özgür yazılım camiasından ciddi bir oyuncu yok. İşte bu noktada özgür ve lisans ücretsiz yazılımlar mevcut pazar üzerinde dönüştürücü/yıkıcı ve hatta yok edici bir etki yaratarak, kuralları ve oyuncuları farklı bir ekosistemi oluşturabilirler!

Burada ben açıkçası; kaybedecek çok da şeyi olmayan, iş zekâsına ve çözümlerini pazara doğru anlatma becerisine sahip, genç ve belli bir direnme gücünü taşıyan Linux firma/girişimcilerine şans tanıyorum.

Her neyse, enseyi karartmayıp güzel şeylerden konuşalım biraz… Türkiye özgür yazılım camiasından uzun süredir beklediğimiz türden haberler yavaş yavaş gelmeye başlıyor. Yukarıda anlattığım türde süreçlere soyunan ve risk alan genç özgür yazılım firmaları, ilginç işlere imza atıyorlar. Örneğin pek çoğunuzun tanıdığı Hakan Uygun ve Uygun Teknoloji… Uygun Teknoloji, AGPL lisanslı “özgür ve ücretsiz” ticari otomasyon ve önmuhasebe yazılımı Tekir’in 1.0 sürümünü duyurmaya hazırlanıyor. Tekir, PCNet dergisinin önümüzdeki ocak sayısında, özel bir kurulum CD’siyle birlikte dağıtılıyor olacak :)…

Tekir, PCNet Ocak sayısıyla beraber!

Önümüzdeki günlerde Tekir’e dair pek çok haber ve röportajı nasıl olsa sağda solda okuyacaksınız. Asıl güzel haberleri gelecek haftalara saklayalım :)…

.

Not 1: Bir sürü yazı ve anlatılacak hikâye birikti. Burada ve Moleschino’da anlatacağım hepsini :)